26 Aralık 2013 Perşembe

HALK SAĞLIĞI İÇİN… 012 (Hava Kirliliği ile Savaş Haftası Özel)

HALK SAĞLIĞI İÇİN… 012 (Hava Kirliliği ile Savaş Haftası Özel)
Umur Gürsoy
“Prof. Dr. Leziz Onaran (ö. 4.12.2013, Ankara) ve Dr. Levent Tunalı’nın (ö. 30.11.2013) değerli anılarına”
51.  Gastroenteroloji Profesörü Dr. Leziz Onaran’ı ismi sonradan Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED) olan Nükleer Savaşa Karşı Hekimler Derneği (NÜSHED) başkanlığından, tanıyordum. İlerlemiş yaşına ve düzensiz atan kalbine rağmen Akkuyu Nükleer Santralı’na karşı katıldığı Büyükeceli, Gülnar ve Silifke panellerinden Ankara Dikmen-Sokullu Parkı’nda savaşlara karşı ördüğümüz barış duvarına konulan tuğlalardan, dikmesine izin verilmeyen Barış fidanı eylemlerinden de.
Prof. Dr. Leziz Onaran (2007)

Leziz Onaran anılarını 2009 yılında Bilgi Kitapevi’nden çıkan “Yaşamak Sorumluluktur” isimli kitapta yazdığı yeni duydum. Aşağıda kitabın yazarı belirtilmeyen tanıtım yazısını bulacaksınız (bkz. http://www.idefix.com/kitap/yasamak-sorumluluktur-leziz-onaran/tanim.asp?sid=R85K1043RS7SEYZKV4PH):
"12 Eylülün karanlık günlerini aşarken Ankara'da yeni kadın isimlerine ulaştım. Bunlardan biriydi Leziz Onaran... Profesör... Doktor... Kadın Dayanışma Vakfı ve Nüshed Başkanı... Ana. Evinin ve işinin yükü içinde koşturan bir kadın... Cumhuriyet Kadınları, bu değerli insanın yol göstericiliği, sorun çözümü, açıklığı ve uyumundan çok şey öğrendi. Ancak asıl öğrenciliğimiz, direngen ve kararlı kimliğinden oldu. Açık olmak. Lafı kıvırtmamak. Dosdoğru davranmak ve ısrar etmek. Ama bütün bunları, güngörmüş bir bilgenin yumuşak ve sıcak sesi ile iletmek. Ve güzel Türkçemizle aktarmak...
Leziz Onaran, bize, yaşamı örgütlü mücadele ile tatlandırmanın öğretisini sunuyor. Dürüst ve kararlı bir yaşam seçiminin başarılı bir öyküsüdür yaşamı. Evet, kitabına verdiği isim gibi Yaşamak Sorumluluktur. Şimdi de bu yaşamı yazarak gelecek kuşaklar için sorumlu davranıyor."
52.    Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) üyesi, emekçi bir birinci basamak hekimi, iyi bir iş sağlıkçı Dr. Levent Tunalı’yı yitirdiğimizi, Alp Ergör’ün 03.12.2013 tarihli iletisinden duydum.  Tunalı yaşamını 30.11.2013 tarihinde kaybetmiş. Kendisine rahmet, camiamıza ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
53.    Elimde, biri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan “UYGUNDUR” almış İskenderun Körfezi’nin Hatay-Erzin Burnaz kumsalına yapılacak EGEMER Doğalgaz Kombine Çevrim Santralı’nın ekleriyle 3130 sayfa tutan “nihai ÇED” raporu; diğeri inceleme süresi uzatılan Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın, tam adıyla: “4.800 MWe Kurulu Gücünde Olan Akkuyu Nükleer Güç Santralı Projesi (Nükleer Güç Santralı, Radyoaktif Depolama Tesisi, Rıhtım, Deniz Dolgu Alanı ve Yaşam Merkezi) Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu”’nun Ağustos 2013 başvuru tarihli 3130 sayfalık ikinci ÇED’i (düzeltilmiş) olmak üzere, değerlendirmekte olduğum iki devasa ÇED raporu var. Üstelik ikincisi için kimse de bunu yapmamı benden istememişken.
Bu değerlendirmeler(im) devlet katında hiçbir işe yaramasa dahi (aslında işe yaramak çok görecelidir; biraz zaman alsa da yargı aşamasında ve halk katında mutlaka işe yarıyor) genç hocalarımız ve onların öğrencileri ve de özellikle de gelecek meslektaş kuşaklar için; “Halk Sağlığı Yaklaşımıyla ÇED Raporu Değerlendirilme Rehberi”ni yazmış oluruz. Bilim ve uzmanlık topluluğumuzdan sesimi duyup birlikte çalışabileceğini ileten şimdilik dördü de kadın meslektaşımla Mersin Tabip Odası ve Mersin Halk sağlığı ve ben merkezli bir e-çalışma grubu çalışması yaparak, geçmişte ulusal ihale sözleşmesi hazırlanması dahi uluslararası firmalara ihale edilecek kadar karmaşık olan nükleer santralın devasa ÇED raporunu değerlendirip mahkemelere ve kamuoyuna hiç olmazsa halk sağlığı bilimi açısından nitelikli bir bilirkişi görüşü oluşturmaya çalışacağız.
54.    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü; Aralığın 3. Haftası da Hava Kirliliği ile Savaş Haftası idi. Hafta nedeniyle Türkiye Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) 18 Aralık 2013’de hazırlanmasına benim de katkı yaptığım fakat kamuoyunda yeterince paylaşılmayan bir açıklama yaptı: “SOLUDUĞUMUZ HAVA SAĞLIĞIMIZI BOZAN VE KANSERE NEDEN OLAN MADDELERLE KİRLİ HALE GELDİ” (bkz. http://www.hasuder.org.tr/hsg/?p=2248). Temiz hava en temel insan hakkı değil mi yoksa? Her ne kadar Doğu Avrupa için geçerli veri ve araştırmalara göre olsa da aşağıda uzmanlar ve uzmanlık öğrencilerinin daha iyi anlayabileceği bir hava kirliliğinin sağlık etkileri ile ilgili biraz eski de olsa çeşitli sağlık sonuçları için morbidite (hastalıklılık) verilerinde yılda her mikrogr/m3 maruz kalan kişide olgu sayısı; mortalite (ölümlülük) verilerinde ise her mikrogr/m3’sunuk kalınmada yüzde olarak yıllık ölüm hızı değişimi olarak doz-cevap ilişkisi (exposure-response function-fer) cinsinden bazı hava kirleticilerinin sağlık etkileri ile ilgili bir hesap tablosu ve fosil enerji yakıtlarından kaynaklanan bazı sağlık etkilerinin ECU(=Euro) cinsinden değerleri var. Merak edenler tablolardaki kaynaklardan varsa güncel değerlere ve maliyetlere ulaşabilirler. Çevre ekonomisi konularında yayınlanan önereceğim bilimsel bir de dergi var: Journal of Environmental Economics and Management (bkz. http://www.sciencedirect.com/science/journal/00950696).
Tablo:1’i kısaca daha anlaşılır kılmak istersem (örn. tablonun ilk satırındaki astımlı erişkinlerde) metreküp havadaki yıllık her bir mikro gram PM10 artışı soluyan (toplumun bu kirliliğe maruz kalan) örn. yüz bin astımlı erişkinden (100.000 X 0.163) 16.300’i o yıl kirlilik olmadığı günlere göre fazladan bronko dilatatör (nefes açıcı) ilaç kullanacak demektir. Bu hesapla yaşadığınız bölgenin (şehrin) havasındaki yıllık PM10 oranı artışı metreküpte 60’dan 70 mikrograma çıkarsa bu sayıyı da onla çarpmanız gerekir. Yani o yıl nefes açıcı kullanma ihtiyacı sayısı 163 bin daha fazlalaşacaktır. Kişideki hastalık duygusu bir yana ilacın doz hesabından yola çıkılarak kişisel ve ulusal bütçelere hava kirliliğinin önlenebilir maliyet ağırlığı böyle hesaplanıyor. Bunu yapabilmenin yolu pek tabii ki kentinizdeki astımlı sayısını ve hava kirliliği ölçümünün toplumu temsil ediyor ve doğru ölçülüp kamuoyu ve araştırmacılara karartılmadan açıklanmasından geçiyor.
Tablo: 1- Hava Kirliliği Etkenlerinin İnsan Sağlığı Etkileri                                                                   
             Etkilenen                                                                                                                                                               
ASTIMLILAR
(Nüfusun % 3,5’i)                        Etki Biçimi                                              Kirletici                   fer1                                  
            Erişkinler             Bronkodilatatör kullanımı                                   PM10                    0.163
                                                                                                                    Nitratlar              0.163
                                                                                                                    PM2,5                   0.272
                                                                                                                    Sülfatlar              0.272                                  
                                        Öksürük                                                               PM10                    0.168
                                                                                                                    Nitratlar              0.168
                                                                                                                    PM2,5                   0.280
                                                                                                                    Sülfatlar              0.280                                          
                                        Alt solunum yolu belirtileri (hırıltı)                    PM10                    0.061
                                                                                                                    Nitratlar              0.061
                                                                                                                    PM2,5                   0.101
                                                                                                                    Sülfatlar              0.101                                  
            Çocuklar              Bronkodilatatör kullanımı                                   PM10                    0.078
                                                                                                                    Nitratlar              0.078
                                                                                                                    PM2,5                   0.129
                                                                                                                    Sülfatlar              0.129                                  
                                        Öksürük                                                               PM10                    0.133
                                                                                                                    Nitratlar              0.133
                                                                                                                    PM2,5                   0.223
                                                                                                                    Sülfatlar              0.223                                  
                                        Alt solunum yolu belirtileri (hırıltı)                    PM10                    0.103
                                                                                                                    Nitratlar              0.103
                                                                                                                    PM2,5                   0.172
                                                                                                                    Sülfatlar              0.172                                  
            Hepsi                   Astım Krizleri (astma attacks-AA)                     Ozon                  4.29E-3                                                  
65+ YAŞLILAR
(Nüfusun % 14’ü)                                                                                                                                                               
                                        Konjestif kalp yetmezliği                                    PM10                 1.85 E-5
                                                                                                                    Nitratlar           1.85 E-5
                                                                                                                    PM2,5                 3.09E-5
                                                                                                                    Sülfatlar            3.09E-5
                                                                                                                    CO                     5.55E-7                                 
ÇOCUKLAR
(Nüfusun % 20’si)                                                                                                                                                              
                                        Kronik Bronşit                                                     PM10                  1.61E-3
                                                                                                                    Nitratlar            1.61E-3
                                                                                                                    PM2,5                 2.69E-3
                                                                                                                    Sülfatlar            2.69E-3                                 
                                        Kronik öksürük                                                     PM10                  2.07E-3
                                                                                                                    Nitratlar            2.07E-3
                                                                                                                    PM2,5                 3.46E-3
                                                                                                                    Sülfatlar            3.46E-3                                 
ERİŞKİNLER
(nüfusun % 80’i)                                                                                                                                                                
                                        İş günü kayıpları (Restricted activity                  PM10                    0.025
                                        Days –RAD)2                                                        Nitratlar              0.025
                                                                                                                    PM2,5                   0.042
                                                                                                                    Sülfatlar              0.042                                   
                                        Kısmen kaybedilen iş günü (Minor                     Ozon                  9.76E-3
                                        Restricted activity days –MRAD)3                                                                                             
                                        Kronik bronşit                                                      PM10                   4.9E-5
                                                                                                                    Nitratlar             4.9E-5
                                                                                                                    PM2,5                  7.8E-5
                                                                                                                    Sülfatlar             7.8E-5                                  
NÜFUSUN TAMAMI                                                                                                                                                      
                                        Solunum nedenli hastane yatışları                     PM10                  2.07E-6
                                    (Respiratory hospital admissions-RHA)                Nitratlar            2.07E-6
                                                                                                                   PM2,5                 3.46E-6                                                                                                                                                                                   Sülfatlar            3.46E-6
                                                                                                                    SO2                    2.04E-6
                                                                                                                    Ozon                  7.09E-6                                 
                                        Serebrovasküler nedenli hastane                       PM10                  5.04E-6
                                        yatışları (Serebrovasculer hospital                     Nitratlar            5.04E-6
                                        Admissions -CVA)                                             PM2,5                 8.42E-6
                                                                                                                    Sülfatlar            8.42E-6                                 
                                        Bulgulu günler (Symptom days)                         Ozon                   0.033                                  
                                        Kanser riski tahminleri                                       Benzen              1.14E-7
                                                                                                                    Benzo(a) Piren  1.43E-3 
                                                                                                                    1,3 butadiyen    4.29E-6
                                                                                                                    Dizel partiküller 4.89E-7                                 
                                        Ani ölüm (Acute Mortality -AM)                        PM10                  0.040%
                                                                                                                    Nitratlar            0.040%
                                                                                                                    PM2,5                 0.068%
                                                                                                                    Sülfatlar            0.068%
                                                                                                                    SO2                    0.072%
                                                                                                                    Ozon                  0.059%                                 
                                        Yavaş (kronik) ölüm (Chronic                              PM10                   0.39%
                                        Mortality -CM)                                                    Nitratlar             0.39%
                                                                                                                    PM2,5                  0.64%
                                                                                                                    Sülfatlar             0.64%                                  
1 (doz-cevap ilişkisi (exposure-response function-fer), Doğu Avrupa içindir ve morbidite birimi yılda her mg/m3 maruz kalan kişide olgu sayısı-(cases/yr-person-mg/m3); mortalite birimi ise mg/m3’de yüzde olarak yıllık ölüm hızı değişimi-(% change in annual mortality rate/mg/m3’dir.
Solunum nedenli hastane başvuruları (RHA), Konjestif kalp yetmezliği (CHF) ve serebrovasküler durumlar (CVA) nedeniyle hastanede geçirilen günlerde kaybedilen iş günüdür. Her biri için ortalama gün sayısı sırasıyla 10, 7 ve 45 gündür. Dolayısıyla kesin (net) RAD =RAD - (RHAx10) - (CHFx7) – (CVAx45)’dır.
3 Astım krizlerinin kısıtlı iş günü kaybına neden olduğu düşünülmüştür ve yetişkin nüfusun (toplam nüfusun % 80’idir) % 3,5’i astımlıdır. Böylece kesin (net) MRAD = MRAD – (AA x  0,8 x 0,035) olmuş olur.
Tablonun Kaynağı: Gürsoy, U.”Enerjide Toplumsal Maliyet ve Temiz ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları”, Türk Tabipleri Birliği Yayını, 2004 isimli kaynağın kaynakçasındaki: (ExternE, European Commission, 1995 ve Hurley et al, 1997) içinde European Commission; 1996-2001:10-12.
Tablo: 2- Fosil Enerji Yakıtlarından Kaynaklanan Sağlık Etkilerinin ECU1 Cinsinden Değeri        
                                                    Etkinin Sonucu                                                                                 Değeri                    
Hava kirliliğine bağlı
Akut Morbidite
                                                İş günü kaybı                                                                                           75
                                                Semptomlu günler ve kısmi iş günü kaybı                                               7,5
                                                Solunum sıkıntısı veya astımlılarda ani etki (hırıltı)                                7,5
                                                Acil servis başvurusu                                                                            223
                                                Solunum nedenli hastanede yatış                                                      7870
                                                Kardiyovasküler nedenli hastane yatışları                                          7870
                                                Astım krizi                                                                                               37                       
                Kronik Morbidite
                                                Kronik Hastalık                                                                            1 200 000
                                                Erişkinlerde kronik bronşit                                                             105 000
                                                Ölümcül olmayan kanserler                                                          450 000
                                                Kötü huylu tümörler                                                                       450 000
                                                Kronik astım olgusu                                                                       105 000
                                                Çocuklardaki bronşit prevalansı değişiklik yapan olgular                     225
                                                Çocuklardaki öksürük prevalansında değişiklik yapan olgular              225                       
                Akut Mortalite                                                                                                  73 500 (% 0 hata paylı)
                                                                                                                                        116 250 (% 3 hata paylı)
                                                                                                                                        234 000 (% 10 hata paylı)
                Kronik Mortalite                                                                                               98 000 (% 0 hata paylı)
                                                                                                                                          84 330 (% 3 hata paylı) 
                                                                                                                                          60 340 (% 10 hata paylı)         
1 (1995 kuruyla)(YN:= 1 Ocak 1999 itibarıyla Avrupa Para Birimi (ECU) 1 Euro = 1 ECU olarak değiştirildi ve € sembolü ile Euro (EUR) adını aldı.
Tablonun Kaynağı: Gürsoy, U.”Enerjide Toplumsal Maliyet ve Temiz ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları”, Türk Tabipleri Birliği Yayını, 2004 isimli kaynağın kaynakçasındaki “European Commission ;1996-200:15-35” başlıklı kaynaktır.
29.10.2012 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki habere göre İstanbul Ulaşım Haberleşme ve Güvenlik Teknolojileri (İSBAK) Genel Müdürü Kasım Kutlu, “İstanbul’da trafik sıkışıklığı nedeniyle yıllık kayıp 5 milyar lirayı buluyor” dedi. İstanbul Ulaşım Ana Planı verilerine göre, İstanbul’da yapılan yolculukların yarısının yaya olarak gerçekleştiğini, bireysel araç ve taksi kullanımının % 15, deniz, demir yolu dâhil tolu taşıma kullanımının ise % 35’i bulduğunu belirten Kutlu şöyle devam etti: “Motorlu yolculukların % 29’u otomobil ve taksilerle yapılırken, yüzde 63’ü personel servisi ve otobüslerle, yüzde 7’si raylı sistemler ve deniz yolu ile yapılan yolculuklar. Toplu taşıma kullanımı, diğer kentlerin aksine % 70 gibi önemli bir paya sahip.”. İstanbul’da trafik akarken bir yandan da çok büyük bir ekonominin döndüğünü ifade eden Kutlu, “Yapılan bir araştırmaya göre trafik sıkışıklığı nedeniyle trafikte harcanan zaman, iş gücündeki kayıplar ve fazla yakıt tüketimi göz önüne alındığında yıllık kayıp 5 milyar 40 milyon lirayı buluyor” demiş.
İSBAK müdürünün açıklamasında egzoz gazlarından, evsel yakıtlardan gelen hava kirliliğinin sağlıktaki maliyetlerden söz edilmiyor.
ABD’de Temiz Hava Yasası’nda yapılan 1990 yılında düzenleme yapılarak hava kirliliğine karşı alınan önlemler ağırlaştırıldı. ABD Çevre Kirliliği Örgütü USEPA’nın, değişikliklerin A.B.D ekonomisine, halk sağlığına ve çevresine etkileriyle ilgili kongreye sunmak zorunda olduğu fayda/maliyet raporuna göre, yasada yapılan değişikliklerin, 2010 yılına kadar 23 000 Amerikalıyı erken ölümden koruyacağı; 1.700.000’nin üzerinde astım krizini ve kronik astımın ağırlaşmasını önleyeceği tahmin ediliyordu. Rapora göre, yasadaki alınan önlemler sayesinde ABD, 2010 yılına kadar 67.000 kronik ve akut bronşitten; 91.000 solunum sıkıntısı olgusundan; 4.100.000 iş günü kaybından ve hava kirliliği sonucu oluşacak hastalıklara bağlı hareket kısıtlılığı ile geçecek 31 milyon verimsiz iş günü kaybından korunacaktır. Bunlardan başka söz konusu zaman içinde ABD’de 22.000 solunum yolu, 42.000 kalp ve damar hastalığı nedenli hastane başvurusu ile astıma bağlı 4.800 acil servis başvurusu önleneceği tahmin ediliyordu. İşin ilginci ABD, Temiz Hava Yasası’nda yapılan 1990 değişiklikleri sonucu ‘bir koyup dört’ alacaktı.
Temiz Hava Yasası Amerikalılar için iyi bir ekonomik yatırım olmuştur. Birden fazla hakemli araştırma sonucuna göre ekonominin ve enerji tüketiminin çok büyümesine rağmen 1990 Temiz Hava Yasası 1990 Değişikliğine bağlı ince partikül kirliliği ve ozon kirliliği azalmalar nedeniyle sadece 2010 yılında, tahmin edilenden çok daha fazla, yılda 160.000'den fazla erken ölüm (tahmin edilenden 7 kat daha fazla), 130.000 kalp krizi, milyonlarca akut bronşit ve astım atakları gibi solunum sorunları ve 86,000 hastane yatışı, 13 milyon iş günü kaybı (tahmin edilenden 3 kat daha fazla), 3,2 milyon kayıp okul devamsızlığı engellenmiştir. ABD’de 1970-2011 arasında yurtiçi üretim % 212, özel sektör % 88 büyürken aynı dönemde hava kirliliği % 68 azalmıştır. 2000 yılı fayda/maliyet tahminlerinde 4/1 (maliyetin dört katı fayda) şeklinde olan orta iyimser tahminlerin 2020 yılı için 30/1’e (maliyetin 30 katı fayda) ulaşacağı hesaplanmaktadır (bkz. http://www.epa.gov/air/sect812/economy.html#CAAspares).
2020 yılında da trafiğin sıkışık ve sağlık maliyetlerinin çok olmaması için çare İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına köprü yapmak mı; yoksa ABD Temiz Hava Yasasını iyi okumak mı?
55.    Beş gün sonra gireceğimiz 2014 yılının ülkemize ve tüm insanlığa “Yalnız bedenen hastalık ve sakatlık yokluğu değil aynı zamanda ruhsal ve sosyal yönden de tam iyilik hali getirmesini dilerim.
Not: Tablolar ve sorularınız için e-posta adresim: sonbursali@yahoo.com

26.12.2013

3 Aralık 2013 Salı

HALK SAĞLIĞI İÇİN… 011

HALK SAĞLIĞI İÇİN… 011
Umur Gürsoy
Türkiye’de çağcıl halk sağlığı biliminin kurucusu, Türk Tabipleri Birliği’nin eski başkanlarından değerli hocamız Prof. Dr. Nusret Fişek (d. 21.11.1914- ö. 03.11.1990) anısına.
46.  Nusret Fişek hocamı aynı zamanda iyi bir toplum hekimi olan göz hastalıkları uzmanı sınıf arkadaşım şair Ömer Civano (Çakmakçı)’nın dizeleriyle anıyorum.
EŞİTTİR ÖLÜM
Hocam N.Fişek ve A.Yörükoğlu'na
"ölüm"ü öldürmek kardeşler
tohumla, fidanla çiçekle ...
sürmek dünyamızda ölüm'ü
ve ölüm kadar insafsız
açlığı
susuzluğu
yokluğu
"ölüm"ü öldürmek bacılar
sevgiyle, yürekle, emekle ...
kovmak dünyamızdan "ölüm"ü
ve ölüm kadar hayın
puştluğu
kalleşliği
yalanı ...
"ölüm"ü öldürmek işçiler
kazmayla, kürekle, makinayla,
atmak dünyamızdan ölüm'ü
ve ölüm kadar namussuz
zulmü
sömürüyü
baskıyı ...
"ölüm"ü öldürmek yoldaşlar,
işçiyle, köylüyle, aydınla
silmek, dünyamızdan ölüm'ü
ve ölüm kadar zalim
esareti
sefaleti
savaşı.
Kanımda İki Su/Mart,1987
47.  “HALK SAĞLIĞI İÇİN 010’daki 41. Maddede irdelemiştim; Türkiye’de halk sağlığı alanına önemli katkıları olmuş, halk sağlığı konusunda iz bırakır çalışmalar yapmış, gerçek ya da tüzel bir kişiyi veya bir grubu ödüllendirerek halk sağlığının gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla 2 yılda bir verilen Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü bu yıl 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Yüksel’e verildi.
Haber, Türk Tabipleri Birliği’nin web sayfasında yer almazken aynı sayfada Birliği’n aylık gazetesi Tıp Dünyası’nın iç sayfalarından birinde (5. Sayfa) küçük ve resimsiz bir haber olarak yer buldu. Tıp Dünyası’nın gelecek sayısında Ayşe Hocayla gazeteciliğin 5N1K ilkelerine uygun yapılmış resimli bir (oto)röportaj bekliyorum.
Ayşe Hocamız, Antalya Üni. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı'nın üç ayda bir yayınladığı (editörü olduğum) ve halk sağlığı fanzin edebiyatımızın kilometre taşı “Bi Ters Bi Düz (Haraşo) Bülten”in hakikatli okuyucularındandı. Kendisini kutluyorum. Bu nedenle bir diğer hocamız Prof. Dr. Erdal Akalın’ın bana İskenderunlu ağabey arkadaşım Ecz. Oktay Demirkan yolu ile ulaşan bir yazısını (izin vereceklerini düşünerek) paylaşıyorum:
Prof. Dr.  Nusret Fişek Benim de Hocamdı !..
Yıl 1963, yani bundan tam elli yıl öncesi; A.Ü. Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisiyim.  O sınıfın en baba derslerinden olan Mikrobiyoloji Enstitüsü önünde az sonra başlayacak derse girmek için bekleyenlerden birisiyim.  Tam o sırada siyah bir makam arabası durdu kaldırımın kenarında ve herhalde kırmızı plakalı olsa gerekti.  Arabanın arka kapısını şoförün açmasını beklemeden açarak dışarı çıkan uzun boylu ve yakışıklı bir bey bizleri gülümseyerek selamlamış ve bina kapısına hızlı adımlarla yönelmişti bile. Bir arkadaşımız bizleri uyardı, bugünün dersini verecek hocamız geldi diyerek.  O düzgün fizikli beyefendi, Doç. Dr. Nusret Fişek, işte o gün benim hocam olmuştu ve ölümünden sonra bile benim saygın hocalarımdan birisi olarak kalacaktı.
27 Mayıs sonrası kurulan bürokrat ağırlıklı yeni hükümetin Sağlık Bakanı, o yılların A.Ü. Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Klinik Direktörü olan Prof. Dr. Nusret Karasu olmuştu.  Yüzü ile değil, gözleri ve kalbi ile gülen bir bilge hocamız olan Nusret Karasu, kendisine müsteşar olarak Nusret Fişek Hoca’yı seçmişti.  Bakanlıktaki yoğun mesaisine karşın, derslerini asla aksatmayan Doç. Dr. Nusret Fişek’le işte böylece tanışmıştık.
Nusret Fişek Hoca, ülkemizin sağlık politikası konusunda düşünen ve çözümler üreten bir aydın hekim olarak, müsteşar olarak seçilmesinin hakkını hemen vermeye başlamıştı.  Türk İnsanı için koruyucu sağlık hizmeti ve halk sağlığı adına kanımca devrim sayılabilecek olan “Sağlık Hizmetlerinin Sosyalizasyonu” yasası, O’nun eseridir. 
5 Ocak 1961 tarihli bu yasa, özellikle Anadolu İnsanı ve kırsal kesim yaşayanları düşünülerek hazırlanmıştı.  İlk deneme çalışmaları yanılmıyorsam Çubuk, Etimesgut ve Kazan ilçelerinde kurulan sağlık ocakları ile başlamış ve alınan olumlu sonuçlar sonrası yaygınlaştırılmasına karar verilmişti. Maalesef birçok güzel eser gibi kısa zaman sonra yozlaştırıldı ve işlevsiz kılındı. 
Ben, 1972 yılında doğu hizmetim sırasındaki askeri tatbikatlara katılırken, yakın köylere gitmiş ve sağlık sisteminde sosyalizasyon ışığı ile kurulmuş sağlık ocaklarından bazılarını ziyaret etmiştim.  Düzgün bir muayene ve tedavi odası içeren ana bina içeriğinde küçük cerrahi işlemlere elverir aletleri, minik ancak yararlı laboratuvar hizmeti için düzenlenmiş cihazları terk edilmiş görünce hüzün kaplamıştı içimi.  Şoförü olan ancak arabası olmayan sağlık ocağı yanında, ebesi ve arabası olmadığı için işlevsiz bırakılarak ilçeye tayin edilmek zorunda kalınmış doktor kadrosu olan bu ocakları izleyince, Nusret Hoca’nın emeklerini boşa çıkaran organizasyon bozukluğuna isyan etmiştim.
Prof. Dr. Nusret Fişek Hoca, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde Halk Sağlığı Anabilim Dalı kurucusu olarak birçok meslektaşımızı yetiştirdi.  Kentimizde de bu bölümde eğitim almış birçok doktor bulunmaktadır.  Ama korkarım ki, bu iyi yetişmiş hekimler de halen gönüllerinden geçeni uygulamak şansını bulamadıkları için üzgündürler.
Nusret Hoca, uzun yıllar Türk Tabipler Birliği bünyesinde görev alarak sağlık konusundaki inançlarını yapabilmek için çırpındı durdu.  Bendeniz, ilimiz tabip odasının temsilcisi olarak katıldığım toplantıların hemen hepsinde kendisini görerek elini öpmek ve yeni fikirlerinden yararlanmak şansını bulmuştum.  Sağlığı iyice bozulmasına karşın, oğullarının itelediği tekerlekli sandalye ile nice toplantılara katılmıştı.
1990 yılında O’nu ebediyete uğurladık.
Türk Tabipler Birliği, kendisinin öğretisini ve hizmetlerini yadsımayarak her yıl ölüm gününe rastlayan tarihte bir ödül vererek adını yaşatıyor; “Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü”. Bu yılın ödülü, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Yüksel’e verildi.  Bu vesile ile Ayşe Hoca’ya selamlar sunuyorum.
Genç kuşaklar ve hatta genç meslektaşlarımız Prof. Dr. Nusret Fişek adını bile bilmiyor olabilirler.  Ben de, öğrencilerinden bir tanesi olarak hiç olmazsa adını anarak, ilgi duyanlara anımsatmak istedim. Özellikle ülkemizde sıfırlandığı sanılan çocuk felci, kızamık, kabakulak, verem … gibi halk sağlığını ilgilendiren hastalıkların; Türk Tabipler Birliği yöneticilerinin ısrarlı uyarılarına karşın, Sağlık Bakanlığı’nın koruyucu hekimlik anlayışını unutması sonrası yeniden hortlamaya başladığı günler de,  değerli Hoca’yı rahmet ve saygı ile anmamız gerekir diye düşünenlerdenim!..
                                                                                                                      Erdal Akalın (13.11.2013) 
48.  Prof. Dr. Hilmi Sabuncu 05.11.2013 tarihinde İstanbul’da yaşamını yitirmiş. Cumhuriyet Üniversitesi (C.Ü.) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurtun (izniyle aşağıya alıntıladığım) anma mesajından Hilmi Hoca’nın hekim ya da sağlıkçı değil, fizik mühendisi kökenli olduğunu öğreniyoruz. Hilmi Hoca'yla 1990'ların başında Hacettepe'de bir doçentlik sınavı jürisi kapısında birlikte bekleşirken tanışmıştım. Jürimizde ne çevre sağlıkçı (benim için önemliydi) ne de iş sağlıkçı (onun için önemliydi) hoca vardı. Yayınlarımızın da okunduğunu pek sanmıyorum. Hilmi Hoca benden sonra çağrılmıştı. Ben yayından döndürüldüm. Dönüş o dönüş; bir daha da dönmedim. O sınavda sanırım O da, ya yayından ya da sınavdan döndürülmüştü. Sonra da 2000 yılındaki cep telefonu baz istasyonları veya ışık ya da gürültü kirliliği konulu bir internet yazışması dışında yolumuz hiç kesişmedi. Beşikten iş sağlığı hocasıydı. Revaçta olmayan bir alanın ilklerindendi, herhalde ilk olmanın sancılarını çekmiştir. 65 yaş, doğduğu yıllar için beklenen, ama bir halk sağlıkçısı ölümü için erken yaştır zira.
Ne var ki cenaze töreninde, "Bir hocayı en çok ayırt ettiren şey yetiştirdiği hocanın çokluğudur. Bu hocamız, hocaları yetiştirmiş bir kimseydi." şeklinde konuşan, çalıştığı son üniversitenin rektörü Nevzat Tarhan'ın cümlelerindeki Hilmi Hoca'nın yetiştirdiği hocalar onu Nusret Fişek ödüllerine aday göstermemişlerdi (ki ödül geçmişinde ne hizmet ne de bilim ödülüne layık görülmemişti) (bkz. http://www.haberler.com/prof-dr-hilmi-sabuncu-son-yolculuguna-ugurlaniyor-5268154-haberi/).
Ailesine ve camiamıza başsağlığı ve sabır dilerim.
“Hocamızın ölümünü ben de üzüntüyle öğrendim.  Hilmi Sabuncu hocayla 1-2 defa değişik vesilelerle aynı ortamlarda bulundum, ancak hiç tanıştığımızı anımsamıyorum.  Grupta yapılan yorumlar ve düşüncelerin bir kısmını okuyunca hele -Tıp Dr./Hekim- ifadelerini görünce ben mi yanılıyorum acaba diye ufak bir araştırma yapma gereksinimi duydum.  Hilmi Hoca tıp kökenli değildi, Fizik mühendisiydi.  Zaman zaman bu ortamda ülkemizdeki durumu irdelediğim raporlarda da ifade ettiğim ilk 4 meslek hastalıkları uzmanından biri olan Turhan Akbulut Hoca ülkemizde -iş güvenliği- endüstri hijyenisti- yetiştirmek için İst. Ünv. Halk Sağlığı A.D.’da açtığı yüksek lisans ve doktora eğitimine alır.  Yani hocamızın doktorluğu, hekimlik şeklinde olmayıp doktora eğitiminden gelen bir doktorluktur.  Keşke Turhan Hocanın amaçladığı doğrultuda bu ülkede çok eksik olan bir alan açılmış olsaydı; iş güvenliği alanı o dönemlerde kurumsallaşabilseydi; Hilmi hoca her yerde İş Güvenliği alanı ile İş Sağlığı- Meslek Hastalıkları  alanlarını harmanlayıp; mastır-doktora programları ile saç ile samanı birbirine katıp bu ülkede meslek hastalıklarının üstünü örttüğünün farkına varabilseydi… Bu gün eminim bizim ülkemizde de ‘çalışan sağlığı ve güvenliği’ alanı bu halde olmazdı; bizim ülkemizde de üniversitelerde meslek hastalıkları klinikleri olurdu; hatta çalışma yaşamında endüstri hijyenistleri de olurdu.  Dahası eminim çalışma yaşamının birinci basamak alanı sertifikasyonlarla değil de adam gibi bir uzmanlık alanınca sahiplenilirdi.  Hatta çalışma yaşamının hekimlik boyutu hiçbir etkisi-yetkisi olmayan bir bakanlığın elinde bıraktırılıp; bu alanda emek veren hekimler (bir tanesi de bu gün çıkan) ucube yasal ağlarla, şamar oğlanına çevrilmezdi… 
Bunları söylediğim, yazdığım için; ölümün arkasından hep iyi şeyler söylenir kültürümüze aykırı davranmak zorunda kaldığım için çok üzgünüm.  Ancak Hoca hakkında inceleme yaparken birkaç sunumunda hep kullandığı;  kendisine ait olan “Yapılacak Doğruların/ En Büyük Engeli Yapılan Yanlışlardır/  Prof. Dr. H. Hilmi Sabuncu” sözünü bu ortamda anımsatıp en azından bizlerin geleceğe doğru şeyler taşıma sorumluluğumuzu hocanın bize anımsattığını gördüm…
Hilmi Sabuncu Hocanın anısı önünde saygıyla eğilirim…” Dr. İbrahim AKKURT.
49.  Halk sağlığı kitapları telif mi olmalı, çeviri mi? Çeviri ise hangi kitaplar? Yıllar önce genel kurul yeter üye sayısını (16) bir türlü toplayamayan bir HASUDER seçimli kongresine Osmaniye’den gelip katılmıştım. O toplantıdaki 8 adet hocamıza bu soruyu isimsiz kâğıt üzerinde anketvari sormuştum. Yarısı “çeviri” demiş, ama kitap ismi vermemiş; yarısı da telif (bizim yazdığımız) olmalı cevabını vermişti. Siz ne dersiniz? Türkçeye çevrilmiş kaç, telif yazılmış kaç halk sağlığı kitabı biliyorsunuz; topu topu? Ben yanıtımı sonra yazacağım.
50.  İktisat tarihçisi Angus Maddison’a göre,  Hz. İsa doğduğunda ortalama yaşam süreleri 24 yıl olan  230,8 milyon insandan oluşan dünyanın ortalama kişi başına düşen gelir 444 dolarmış (bkz. http://www.taraf.com.tr/suleyman-yasar/makale-hz-isa-dogdugunda-fert-basina-gelir-444-dolardi.htm). Hz. Muhammet doğduğunda da ortalama yaşam süresi 24 yıl olan dünyanın ortalama kişi başına uluslararası geliri acaba kaç dolardı?  Ve Mustafa Kemal ve arkadaşları Türkiye Cumhuriyetini kurdukları yıl bu bilgiler nasıldı? Bizim Angus Maddisonlarımız nerede?

03.12.2013 

30 Ekim 2013 Çarşamba

HALK SAĞLIĞI İÇİN 010

HALK SAĞLIĞI İÇİN 010
Umur Gürsoy


1996-2006 yılları Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Uz. Dr. Füsun Sayek’in (ö.16.10.2006) değerli anısına




39- 1994 Yılından beri verilmekte olan Nusret Fişek Halk Sağlığı Bilim Ödülü’nün ilkinin (1994) ve Dr. Füsun Sayek Tıp Bilim Hizmet Ödülü (2011) sahibi kıymetli hocamız göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Yusuf İzzet(tin) Barış’ı (d. 1931 İzmit) 22 Eylül 2013 tarihinde sonsuza uğurladık. Allah Rahmet eylesin. Hakkım ona helâl olsun.

“Dönem 3’te dahiliye sözlü sınavında hocanın biri bir  EKG çıkardı, bunda ne var diye sordu, her birimiz  baktık; tabii birşey  anlamadık.  Rahmetli  İzzet  hocam verin bir de ben bakayım dedi ve sonra bu  intermittant koroner sendromu, dedi ve  soruyu  soran  hocaya  dönüp sen  ömründe böyle  kaç  vaka  gördün,  diye sordu. Hoca kem küm etti ve olayı kapatmaya çalıştı. Sonra İzzet hocam bize döndü ve hepiniz  geçtiniz  çıkın,  dedi. Böyle bir baba hocaydı.”
1979 Hacettepe Tıp Mezunu bir öğrencisinin aktardığı bir anı.
40- Füsun Abla’yı şahsen ve TTB’li ve Akdeniz Üniversiteli yıllarımdan tanıyordum. Antalya’da son kez karşılaştığımızda: “Umur, STED’e (Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi) yazı yaz” demişti. Ona verdiğim sözü hâlâ tutamadım.
41- Nusret Fişek Halk Sağlığı Ödüllerine başvuruların artması ve artırılması konusunda gösterilen çabalara sunacağım katkıdır:
Bu yılın (2013) Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü, Kasım ayında doğan (21 Kasım 1914) ve ölen (3 Kasım 1990) Fişek’in doğumunun 99; Ölümünün 23 yıl dönümünde, 3 Kasım 2013 Pazar Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde saat 15.00’de başlayacak törende açıklanarak verilecek.
1991 yılından beri Türkiye’de halk sağlığı alanına önemli katkıları olmuş, halk sağlığı konusunda iz bırakır çalışmalar yapmış, gerçek ya da tüzel bir kişiyi veya bir grubu ödüllendirerek halk sağlığının gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla 2 yılda bir verilen Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü ve “Sosyalleştirme Yasası”nın ruhuna uygun bir şekilde ve olanakları ölçüsünde; başarılı bir ekip hizmeti veren, entegre sağlık hizmeti sunan, bölgesindeki toplumla kaynamış sağlık ocaklarını kamuoyuna duyurarak bütün sağlık ocaklarını daha iyi hizmet vermek yönünde özendirmek” amacıyla her yıl verilen Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülü’ ne 1994 yılında 2 yılda bir verilmeye başlanan Nusret Fişek Halk Sağlığı Bilim Ödülleri eklenmişti.
Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülü, 2010 yılı sonu itibarı ile birinci basamak sağlık hizmetlerinde aile hekimliği uygulamasına geçildiğinden “birinci basamağa yönelik olarak başka bir ödülün oluşturulması için önümüzdeki yıllarda değerlendirmeye alınması ve sürecin izlenmesi” kaydıyla kaldırılmıştı.
“Türkiye’de halk sağlığı alanına son yıllar içinde önemli katkıları olan ya da bir dalda bir gelişmeyi sağlayan gerçek ya da tüzel bir kişiyi veya bir grubu ödüllendirerek, halk sağlığı alanındaki çalışmaları özendirmek ve halk sağlığının gelişmesine katkıda bulunmak” amacıyla her yıl verilen Nusret Fişek Halk Sağlığı Bilim Ödülleri; 2011 yılında isim ve amaç değiştirilerek Nusret Fişek Halk Sağlığı Araştırma İnceleme Özendirme Ödülü adıyla başta “genç araştırmacılar olmak üzere Prof. Dr. Nusret Fişek’in halk sağlığı alanına yaptığı katkıları geliştirmek ve bilimsel çalışmaları ve halk sağlığı sorunlarına yönelik araştırmaları teşvik etmek” amacıyla 2 yılda bir verilmeye devam ediyor. Her yıl verilen Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü de 2011’den itibaren 2 yılda bir yapılacak ve her iki ödül de ekim ayında açıklanıp 3 Kasımdaki Nusret Fişek’in ölüm yıldönümü etkinliğinde verilecek.
Ne var ki 2008, 2009 ve 2010 yıllarında Bilim Ödülü adayları arasında ödüle değer kimse bulunamamıştı. 26 Şubat 2013 tarihli elektronik dilekçeme TTB’nin Merkez Konseyi imzasıyla verdiği 28 Şubat 2013 tarihli elektronik yanıtdan, son Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülü’nün 2010 yılında Mersin Tarsus Merkez 6 No’lu Sağlık Ocağı’na verildiği, Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü’nün 2010 yılında Prof. Dr. Hamdi Aytekin’e, 2011 yılında da Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na verildiği belirtiliyordu. Aynı yanıtta 2012 Araştırma İnceleme Özendirme Ödülü sürecinde iki aday başvurduğu, başvurulardan biri hizmet ödülüne yapıldığı için değerlendirmeye alınmadığı ve kalan tek başvurunun ise ödüle değer bulunmadığı” belirtiliyor; Ödüllere başvuruların artması ve artırılması konusunda gösterilen çabalara sunacağınız katkılar bizi sevindirecektir. deniliyordu.
Araştırma İnceleme Özendirme Ödülüne aday göstermek için adayın kapsamlı bilgileri ve araştırma özeti istenmesi nedeniyle daha uzak bir seçenek olan ‘araştırma ve incelemeyi vb.’ yapan ekip veya kişinin kendini ödüle aday göstermesi dışındakilerin aday gösterme seçeneklerinin yaşama geçmesi zor oluyor. Aynı şey Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü aday önermesi için de geçerli. Örneğin, daha 1950’li yıllarda Türkiye’de hava kirliliğine ilk dikkati çekip hava kirliliği ile mücadele derneği kuran (Bu nedenle Başbakan Menderes’e “Hava çamaşır mı ki kirlensin?” sorusunu sorduran), eski milletvekili ve Sağlık Bakanlarımızdan ve kapatılan eski Yeşiller Partisi Kurucu (?) Başkanı, Prof. Dr. Celal Ertuğ’u (d. 1913 - ö. 20.12.2001) (bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Celal_Ertu%C4%9F)(ölümünden birkaç yıl sonra); Ödül yönergesinde “sadece yaşayan kişi ve halen faal tüzel kişiliklere verilir” şeklinde bir koşul olmadığı için Nusret Fişek Hizmet Ödülüne bireysel başvuru ile aday göstermek istedim. Ama adaylık formunda aday hakkında istenen bilgilere (Doğum tarihi, mesleği, görevi, En Son Mezun Olduğu Okul, Mezuniyet Sonrası Eğitimi, İş Adresi ve Tel, Ev Adresi ve Tel, e-posta adresi, Adayın Son Çalıştığı Üç Kurumun Adı ve Adresi ve Aday gösterilme gerekçesi -Adayın çalışmaları ve adaylık gerekçesi ayrıntılı olarak yazılmalı ve adayın çalışmaları ile ilgili dokümanlar bir dosya halinde forma eklenmelidir-)  ulaşma veya bilme olanağı olmadığı için (o yıllardaki internet olanakları ve wikipedia verileri gelişmiş olmaması nedeni ile) Ertuğ’u aday gösteremedim. Aday yaşasa dahi bu bilgilere kişisel aday gösterenler için (o zaman) bu pek olası değil(di).
Aday gösterildiklerinde hayatta olan ve olmayanlara ödül verilmesinin; yaşayanlara onur ve çalışma hevesi ve nedenini çoğaltma ve öldükten sonra da yaşamak gibi bir amacı da vardır. Ölmüşlerine ve yaşayan mensuplarına hasbelkader konmuş bir meslek ve bilim ödülünü yaşatamayan, verecek aday bulamayan bir camianın var olma, neslini sürdürme ve yaratıcılık sorunları var demektir.
TTB ne yapmalı?
Ödül yönergesinde aday göstermeyle ilgili formda istenen bilgilerin aday gösterenlerce değil TTB ödül sekreterliğince toplanması bir yol olabilir. Ödüle aday gösterme başvurusu Ödül Yönergesindeki kurumlar dışına Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bütün sağlık iş kollarındaki (Okul sağlığı, iş ve işçi sağlığı, çevre sağlığı) meslek odaları, sendikalar, vakıf ve kamu yararına çalışan derneklere de açık olmalıdır. Nusret Fişek Ödülleri ‘Toplum Hekimliği Ödülleri’ değil ‘Halk Sağlığı Ödülleri’dir. Halk sağlığı akademisyeni ya da mesleklerinde olmasalar dahi halk sağlığına hizmet edenlere hizmet ödülü verebilmenin koşulları bunu gerektirmez mi?
42. Geçen yıl (2012) 25 Ekime gelen kurban bayramı, bu yıl 15 Ekim 2013’e denk gelen Cuma günü idrak edildi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 02.10.2013 tarihli Kurbanlık Satışıyla İlgili Basın Açıklamasına göre 2012 yılında kurban bayramında Türkiye genelinde toplam 785 bin 134 baş büyükbaş hayvan ve 1 milyon 976 bin 924 baş küçükbaş; toplam 2 milyon 762 bin 58 adet hayvan kurban edildi. Sayı köylerde muhtarlar, belediyelere bağlı kurban pazarlarında ise Kurban Hizmetleri Komisyonlarının topladıkları hayvan küpelerinin sayısını Gıda Tarım ve hayvancılık bakanlığına bağlı il müdürlüklerine bildirmeleri ile elde ediliyor. (1999 yılında yaklaşık 2 milyon büyük veya küçükbaş hayvan kurban kestiği tahmin ediliyordu bkz. Sabah Gazetesi (2000), “210 trilyonluk Pazar”, Sabah Gazetesi, 16. 03. 2000).
Nüfusa göre en çok ve en az kurbanlık hayvan nerede kesildi ve illerin kişi başına gelir oranları?

43. Kongrenin elektronik bilgi ağı (web) sayfasından (http://www.uhsk.org/ocs/index.php/uhsk16/uhsk16) anladığıma göre 16. Halk Sağlığı Kongresi, yazımı bağladığım bugünlerde (October 28, 2013 - October 31, 2013) Antalya’da bir turistik otelde (halka, gazetecilere, başka meslek ve tıp uzmanlıkları üyeleri ile Tıp Fakültesi öğrencilerine kapalı) yapıldı. Sadece kongre konaklama ücretini yatırıp kongreye katılanlara verilen Kongre Bildiri Kitap(çığ)ının (bilginin, mezuniyet sonrası ve meslek içi eğitimin maliyeti şöyle tecelli diyor:

Kongre Katılım Ücreti İşlemleri:
Erken kayıt (kongrenin tamamı için)
Öğretim Üyesi ve Uzman Doktor Katılımcılar: 275 TL
Geç Kayıt (kongrenin tamamı için)
Öğretim Üyesi ve Uzman Doktor: 350 TL
Günlük katılım: Tüm katılımcılar için 100 TL/gün (refakatçi için 10 TL/gün)
Konaklama için erken ödeme
3 kişilik odada kişi başına 80 TL
2 kişilik odada kişi başına 90 TL
2 kişilik odada tek başına 135 TL
Konaklama için geç ödeme
3 kişilik odada kişi başına 90 TL
2 kişilik odada kişi başına 100 TL
2 kişilik odada tek başına 150 TL
Kongre düzenleyicilerine geçmişte birkaç kez Kongre katılım ücretleri seçenekleri arasına benim gibi kongreye gelmeyip kongre kitabını (tam bildiri anlamında) almak isteyenler için “Katılımsız Kongre kitabı alma” şeklinde bir seçenek oluşturulmasını önerdim, bunun olanaksız olduğu yanıtını aldım. Bu durumda bencileyin gibi Ekim 2013 maaşı 2.400 TL; döner sermaye katkı payı ödemesi yaklaşık 3500 TL olan biri için bir kişilik kongre katılımının Gürsoy ailesine evden eve gidiş- dönüş maliyeti tahmin edilemeyen ara ulaşım harcamaları (Osmaniye-Antalya otobüs yolculuğu sonucu otele intikal taksi ücreti ve yolculuk esnasındaki yemek ve WC ücretleri vb. hariç) şöyle:
Uzman doktor katılımcı kayıt ücreti: 275-350 TL ortalaması: 312,5 TL
En ucuz konaklama seçeneği üç kişilik odada bir kişiden 80-90 X 5 gün = 400-450 TL= ortalama 425 TL
İki günü hafta sonuna geldiği için toplam üç günlük iş kaybının getireceği döner sermeye katkı payı kaybı yaklaşık 3500/30X3= 350
Toplam kongre en az maliyetim=312,5+425+350= 1087,5 TL.
Taşrada çalışan bir halk sağlığı uzmanının Ulusal kongreye katılma nedeni ne olabilir? Okullarda andımız neden kaldırıldı? İşte bu yüzden: maaşımın yarısı aylık gelirimin yaklaşık beşte biri durup dururken, hiçbir karşılığı ve bilenle bilmeyeni; çakışanla çalışmayanı ayırt eden bir sistem yokken neden “… Türk varlığına armağan olsun” ki?

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalında çalışan büyüğüm Prof. Dr. Gülseren Ağrıdağ, birkaç yıl önceye gelen en son konuşmamızda tıp fakültesi öğrencilerine İnsan Hakları dersi verdiğini söylemişti. Beş yıldızlı otel kongrelerini ne zaman düşünsem aklıma İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin “Herkese parasız sağlık ve eğitim” cümlesi ile özetlenebilecek Madde 25.1’i (Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyinme, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.) ve Madde 26.1’i (Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek Öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.) ve hangi anonim büyüğümüz söylediyse: Dünyanın yalan olduğu” geliyor.

44. Gelecek kongreye bildiri yollayacaklara araştırma önerileri:

1- Geçmiş Halk Sağlığı Kongrelerindeki bildiri konularının halk sağlığının ileri uzmanlık ve yan dal konularına göre dağılımı araştırması. Çürütülecek hipotez: Ana ve çocuk sağlığı ve sigara konulu araştırma bildirilerinin diğer konu ve yan dal konularındaki bildiri sayına göre farkı yoktur.

2- Geçmiş Halk Sağlığı Kongrelerinde Bildiri sahiplerinin (bildirideki bütün yazar isimlerinin) baba, anne ve eşlerinin; çalıştıkları ve veya en son çalıştıkları kurumlarına, bunların unvan ve mezun oldukları fakültelere, uzmanlık aldıkları fakültelere ve halen çalışan akademisyenlerde fakültenin bulunduğu ilde doğmuşluklarına göre yığılımı. Çürütülecek hipotez: Baba, anne, eş durumu, fakülte içi ve hemşehri kayırmasına uğramış inbreed akademisyen sayısı ihmal edilecek kadardır.

45. 90. Yılını idrak et(me)diğimiz Cumhuriyet ne zamandan beri “Kimsesizlerin kimsesi” değil?



30 Ekim 2013